top of page

Hatırladığımız Şeyler Gerçekten Yaşadıklarımız mı?

6 gün önce
2 dakikada okunur

Bir olayı bütün ayrıntılarıyla hatırladığınızdan ne kadar eminsiniz?


Yıllar önce yaşadığınız bir konuşmayı düşünün. Kimin ne söylediğini, nerede olduğunuzu, hatta o sırada nasıl hissettiğinizi hatırlıyor olabilirsiniz. Peki, zihninizde bu kadar net canlanan bir anının gerçekten yaşandığı şekliyle korunduğundan emin olabilir misiniz

Çoğumuz belleğimizi geçmişi kaydeden bir kamera gibi düşünürüz. Oysa psikoloji araştırmaları, hatırlamanın yalnızca geçmişteki bilgileri geri çağırmak değil, aynı zamanda onları yeniden yapılandırmak olduğunu göstermektedir.


Bir Kelime Hatırladıklarımızı Değiştirebilir mi?

1974 yılında psikologlar Elizabeth Loftus ve John Palmer, belleğin ne kadar kolay etkilenebildiğini araştırmak için dikkat çekici bir deney gerçekleştirdi.

Katılımcılara trafik kazalarını gösteren kısa videolar izletildi. Ardından araçların çarpışma sırasındaki hızları soruldu. Ancak sorunun ifade ediliş biçimi katılımcılar arasında değiştirildi.

Bazı katılımcılara araçların birbirine ne kadar hızlı çarptığı sorulurken, diğerlerine daha şiddetli bir çarpışmayı çağrıştıran sözcükler kullanıldı.

Sonuç şaşırtıcıydı: Daha şiddetli ifadelerle karşılaşan katılımcılar, araçların hızını daha yüksek tahmin etti.

Araştırmanın devamında katılımcılara, izledikleri kazada kırık cam görüp görmedikleri soruldu. Görüntülerde kırık cam bulunmamasına rağmen, daha şiddetli çarpışma ifadesiyle karşılaşan katılımcıların kırık cam gördüklerini söyleme olasılığı daha yüksekti.

Bu araştırma, bir olayın ardından karşılaştığımız bilgilerin o olaya ilişkin hatırlama sürecimizi etkileyebileceğini gösterdi.


Peki, Günlük Yaşamda Ne Oluyor?

Bir arkadaşınızla yıllar önce yaşadığınız bir tartışmayı düşünün. Siz belirli bir cümlenin söylendiğinden eminsinizdir. Arkadaşınız ise böyle bir şey söylemediğini savunur.

İkinizden birinin mutlaka yalan söylüyor olması gerekir mi?

Hayır. Çünkü aynı olayı yaşayan iki insan, dikkat ettikleri ayrıntılar ve sonradan edindikleri bilgiler nedeniyle olayı farklı hatırlayabilir.

Üstelik bir anının çok canlı olması, onun bütün ayrıntılarıyla doğru olduğunu garanti etmez. Talarico ve Rubin'in (2003) araştırması da insanların önemli olaylara ilişkin anılarından oldukça emin olabildiklerini, ancak hatırladıkları ayrıntıların zaman içerisinde değişebildiğini göstermiştir.

Bu noktada önemli bir ayrım ortaya çıkar: Bir anıya güvenmek ile o anının doğru olması aynı şey değildir.


Elbette bu, anılarımızın güvenilmez olduğu veya geçmişte yaşadıklarımızdan sürekli şüphe etmemiz gerektiği anlamına gelmez. Belleğimiz günlük yaşamda oldukça işlevseldir. Ancak hatırladığımız her ayrıntının değişmeden korunduğunu varsaymak da doğru değildir.


Geçmişi Hatırlamak mı, Yeniden Anlamlandırmak mı?

Belleğimiz yalnızca geçmişte yaşananları hatırlamamızı sağlamaz; aynı zamanda kendimiz hakkında oluşturduğumuz yaşam öyküsünün de önemli bir parçasıdır.

Çocukluğumuz, ilişkilerimiz ve önemli deneyimlerimiz hakkındaki anılarımız, bugün kim olduğumuzu nasıl değerlendirdiğimizi etkileyebilir.

Ancak geçmişi hatırlarken yalnızca olayın kendisini değil, zaman içerisinde o olaya ilişkin öğrendiklerimizi ve geliştirdiğimiz yorumları da hatırlama sürecine katabiliriz.

Bu nedenle bazen aynı olay, yıllar sonra bizim için farklı bir anlam taşıyabilir.

Belki de belleğin en ilginç özelliği tam olarak budur: Geçmişte yaşanan bir olay değişmez; fakat onu hatırlama ve anlamlandırma biçimimiz değişebilir.


Öyleyse kendimize şu soruyu sorabiliriz: Hatırladığımız şey gerçekten geçmişin kendisi mi, yoksa bugün zihnimizde yeniden kurduğumuz hali mi?


Kaynakça

  • Loftus, E. F., & Palmer, J. C. (1974). Reconstruction of automobile destruction: An example of the interaction between language and memory. Journal of Verbal Learning and Verbal Behavior, 13(5), 585–589. https://doi.org/10.1016/S0022-5371(74)80011-3

  • Talarico, J. M., & Rubin, D. C. (2003). Confidence, not consistency, characterizes flashbulb memories. Psychological Science, 14(5), 455–461. https://doi.org/10.1111/1467-9280.02453

  • Conway, M. A., & Pleydell-Pearce, C. W. (2000). The construction of autobiographical memories in the self-memory system. Psychological Review, 107(2), 261–288. https://doi.org/10.1037/0033-295X.107.2.261

 
 
 

Yorumlar


bottom of page